İçindekiler
Anksiyete bozukluğu, kişinin günlük yaşamını olumsuz etkileyen, kontrol edilmesi zor yoğun kaygı, endişe ve huzursuzluk haliyle karakterize edilen bir psikolojik rahatsızlıktır. Normalde herkes zaman zaman kaygı hisseder; ancak anksiyete bozukluğunda bu duygu sürekli hale gelir, kişinin düşüncelerini, davranışlarını ve bedenini etkileyerek yaşam kalitesini düşürür.
Anksiyete hem psikolojik hem de fizyolojik belirtilerle kendini gösterir:
Sürekli endişe ve kötü bir şey olacak hissi
Dikkat dağınıklığı
Olası tehlikelere karşı aşırı tetikte olma
Kontrol edilemeyen düşünceler
Sosyal ortamlardan kaçınma
Kalp çarpıntısı
Terleme
Nefes darlığı
Baş dönmesi
Mide ve sindirim sorunları
Titreme ve kas gerginliği
Uyku bozuklukları
Anksiyete farklı şekillerde ortaya çıkabilir. En sık görülen türler şunlardır:
Genelleştirilmiş Anksiyete Bozukluğu (GAB)
Sürekli ve yaygın bir endişe hali vardır.
Panik Bozukluk
Ani ve yoğun panik ataklarla oluşur.
Sosyal Anksiyete Bozukluğu
Sosyal ortamlarda utanç, yargılanma veya eleştirilme korkusu görülür.
Özgül Fobiler
Belirli bir nesne, durum veya canlıya karşı yoğun korku.
OKB (Obsesif Kompulsif Bozukluk)
Takıntılı düşünceler ve tekrarlayıcı davranışlarla seyreder.
Anksiyete bozukluğu tek bir nedene bağlı ortaya çıkmaz; genellikle birçok faktörün birleşimidir:
Genetik yatkınlık
Beyin kimyasındaki dengesizlikler
Travmatik yaşam deneyimleri
Aşırı stres
Çocukluk dönemi yaşantıları
Mükemmeliyetçilik ve yüksek beklentiler
Anksiyete bozukluğu profesyonel bir destekle kontrol altına alınabilir ve tedavi edilebilir.
Özellikle Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ve Maruz Bırakma Terapisi anksiyete tedavisinde oldukça etkilidir.
Anksiyete anında bedeni ve zihni düzenlemeye yardımcı olur.
Düzenli uyku, sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivite belirtileri azaltır.
Uzman değerlendirmesi sonucunda ilaç tedavisi uygulanabilir.
Anksiyete bozukluğu, doğru yöntemlerle ele alındığında tamamen kontrol altına alınabilen bir ruhsal bozukluktur. Erken müdahale, düzenli terapi ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları, kişinin kaygılarını yönetmesine ve yaşam kalitesini artırmasına önemli ölçüde katkı sağlar.